Odysseus, yirmi yıl sonra İthaka’ya döndüğünde elinde ne kılıcı vardır ne de tacı. Oğlu Telemakhos’a güç-peşinde olan güç-seviciler için yalnızca şu mesajı verir:
“Talipleri bir araya topla. Ben de geleceğim.”
Telemakhos’un ilk sorusu şudur:
“Nasıl geleceksin?”
Odysseus’un cevabı ise bir liderlik manifestosudur:
“Dilenci olarak.”
Ve bunun gerekçesi de;Kariyer Otopsileri’nin temel çıktılarından birini oluşturan Odysseus’un cevabında gizlidir.
“İNSANLARI TANIMANIN EN DOĞRU YOLU, ONLARA AŞAĞIDAN BAKMAKTIR.”
Çünkü insanlar, güçlülerin karşısında davranışlarını kontrol eder; güçsüz gördüklerinin karşısında ise karakterlerini gösterir.
İşte bu nedenle Odysseus, sarayına kral olarak değil, görünmez biri olarak girer. Çünkü gerçeği ancak görünmez olan görebilir.
Robert Greene’in güç stratejileri tam da bunu söyler. Gücü yalnızca göstermek değil, gerektiğinde gizlemek de bir güçtür. Greene’e göre en başarılı stratejistler, niyetlerini ve kimliklerini herkesin önüne koymazlar. Bilgiyi toplar, insanları gözlemler ve doğru an gelmeden hamle yapmazlar.
Odysseus da tam bunu yapar. Önce konuşmaz; dinler. Önce hüküm vermez; gözlemler. Önce kendini tanıtmaz; insanları tanır.
John Maxwell ise liderliğin temelini güven olarak tanımlar. Bir liderin gerçek seviyesi, astlarının ona duyduğu saygıyla ölçülür. İnsanlar makamdan korktukları için değil, kişiliğe güvendikleri için takip ediyorsa gerçek liderlik başlamıştır.
Bu yüzden bir yöneticiyi değerlendirmek istiyorsanız, üstlerine değil; birlikte çalıştığı insanlara bakmalısınız.
Machiavelli ise hükümdara şu uyarıyı yapar: Bir yönetici, sarayındaki dalkavuklardan değil, gerçeği söyleyebilen insanlardan beslenmelidir. Çünkü iktidar yükseldikçe gerçek bilgi azalır; herkes duymak istediğinizi söylemeye başlar.
Bugün şirketlerde yapılan referans araştırmalarında da aynı hata tekrarlanıyor.
İnsan kaynakları çoğu zaman adayın eski yöneticisini, genel müdürünü, patronunu veya yönetim kurulu üyesini arıyor.
Oysa en değerli referanslar çoğu zaman şunlardır:
* Eski asistanı,
* Birlikte çalıştığı ekip arkadaşı,
* Kendisine bağlı çalışan ekip üyeleri,
* Operasyon çalışanları,
* İdari işler veya destek ekipleri.
Çünkü onlar performansı değil, karakteri yaşamışlardır.
Bir CEO size şunu söyleyebilir:
“Çok başarılı bir yöneticiydi.”
Ama eski asistanı şöyle diyebilir:
“Toplantıya herkesten önce gelir, herkese teşekkür ederdi.”
Ya da tam tersini…
“Başarıyı sahiplenir, hatayı ekibe yüklerdi.”
İşte bu cümleler, CV’de yazmayan gerçek referanslardır.
Kariyer Otopsileri’nin bakış açısıyla referans araştırması, yalnızca performans doğrulaması değildir; karakter araştırmasıdır.
Çünkü bilgi öğretilebilir.
Deneyim kazanılabilir.
Yetkinlik geliştirilebilir.
Fakat karakter çok daha yavaş değişir.
Odysseus’un dilenci kılığı aslında bir mülakat tekniğidir.
Saraydakiler, karşılarında bir kral olduğunu bilmedikleri için maskelerini çıkarırlar.
Kim ekmeğini paylaşır?
Kim aşağılar?
Kim alay eder?
Kim merhamet gösterir?
Kim fırsat görünce saldırır?
Bu soruların cevapları, İthaka’nın gerçek güç haritasını ortaya çıkarır.
İş hayatında da durum farklı değildir.
Mülakatlar adayın anlattıklarını ölçmeye çalışır.
Referans araştırmaları ise adayın yaşattıklarını…
İyi bir işe alım uzmanı sadece CV okumaz.
İnsan okur.
Sadece başarı hikâyelerini dinlemez.
Başkalarının yaşadığı hikâyeleri de dinler.
Çünkü liderlik, yukarıya nasıl rapor verdiğinizle değil; aşağıya nasıl davrandığınızla ölçülür.
Kariyer Otopsileri’nin bu sahneden çıkardığı sonuç nettir: son sözü de yöneticilere ileterek bitirelim.
KRAL GİBİ KARŞILANMAK İSTİYORSANIZ,
ÖNCE DİLENCİ GİBİ GÖRÜNEBİLMEYİ GÖZE ALMALISINIZ!
